#Cezaevi

Ölüm Oruçları: Yaşamın Kutsallığı ve Direnme Hakkı İkileminde Bir Eylem Tarzı
Ölüm Oruçları: Yaşamın Kutsallığı ve Direnme Hakkı İkileminde Bir Eylem Tarzı

Açlık grevi, ölüm orucu kişinin kendi iradesiyle alınan kararlar olduğu sürece, “yaşam hakkı” – “direnme hakkı” üzerinden bir ikilem yaratıp, oluşturulan haklar hiyerarşisinde “yaşam hakkı”nı en tepeye koyup kişinin iradesini yok sayan, devlete kişinin bedeni üzerinde zor kullanma hakkı tanıyan yaklaşım eleştiriye açıktır. Kişi, özne olmaktan çıkarıp nesne konumuna indirgenmektedir. Kişinin bedeni hapishanenin dört duvarı arasına alınarak devletin sınırlayıcılığının alanına sokulmuşken iradesinin de yok sayılması tam anlamıyla bir sıfırlama, nesneleştirmenin tamamlanması olarak görülebilir.

Simgesel Bir Saldırı: Tek Tip Elbise
Simgesel Bir Saldırı: Tek Tip Elbise

TTE’nin, hukuki, sosyolojik, psikolojik, insani, vicdani açıdan savunulacak bir tarafı yoktur. Masumiyet karinesinin ihlali olduğu, kişiyi kriminalize etmek için kullanıldığı, kişiliksizleştirmenin aracı olduğu aşikar. Osmanlı’da gündeme gelmiş olsa da asıl uygulanmaya çalışıldığı süreç 12 Eylül darbe sürecindeki Türkiye olmuş ve siyasi mahpusların yoğun direnişleriyle karşılaştıktan sonra vazgeçilmiştir.

“Kaza”dan “Kampüs”e Türkiye’nin Ceza İnfaz Sistemi
“Kaza”dan “Kampüs”e Türkiye’nin Ceza İnfaz Sistemi

Mahpus sayısının artışı ve her yıl yeni ve mimarisinin yukarıda saydığımız gerekçelerle insan hakları açısından kaygı verici görülebileceği hapishaneler inşa edilmesi gösteriyor ki Türkiye devleti hapsetmenin temel ceza infaz yöntemi olarak kalmasında ısrarcıdır. Tüm dünyada “hapsetmeye alternatif yöntemler” tartışılır ve özellikle de Avrupa özgülünde mahpus sayısı azalırken, bazı ülkeler mahpus sayıları azaldığı için hapishaneleri kapatırken Türkiye’nin içerisinde bulunduğu “ceza infaz” süreci kaygı vericidir.

Hapishane Konulu Tezler Üzerinden Bir Değerlendirme Girişimi
Hapishane Konulu Tezler Üzerinden Bir Değerlendirme Girişimi

Akademinin hapishanelere olan ilgisinin artmasını gerektiğini, bu ilgi ve çalışmaların hapishanelerin insan haklarıyla daha uyumlu hale gelmesi için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle gerek tez gerekse de çeşitli araştırma yazıları yazarak, bu alana ilişkin kafa yorup yazdıklarınızı görünür kılarak sadece akademik faaliyet yürütmekle kalmıyor eğer biraz daha çaba gösterirseniz insanların hayatlarına dokunabiliyorsunuz. Akademi, hayattan kopuk, sadece masa başı faaliyetlerinden ibaret bir alan değildir ve olmamalıdır.

Türkiye Hapishaneleri: Son 10 Yıl ve Yakın Dönemdeki Gelişmeler
Türkiye Hapishaneleri: Son 10 Yıl ve Yakın Dönemdeki Gelişmeler

Hak ihlallerine ilişkin idari ve hukuki süreçleri işletmek ve tüm mahpusları kapsayan hak temelli bir perspektifle hapishaneleri tartışmaya ve gündemleştirmeye devam etmek gerekiyor. Zira hapishanelerin bugünkü durumu, yıllardır süregelen kapatma politikasından bağımsız düşünülemez ve biliyoruz ki bugün sessiz kalınan hak ihlalleri yarın bir başkasını doğuracak.

İçeride Baskı, Dışarıda “Tek Tip”e Tepki Büyüyorİçeride Baskı, Dışarıda “Tek Tip”e Tepki Büyüyor
@