Kapatılma, Siyasi Tarih ve Emek Çalışmaları

Üzerine yazı ve söyleşiler

Hapishane Konulu Tezler Üzerinden Bir Değerlendirme Girişimi

Türkiye'de Mahpus Olmak 2 - Yayına Hazırlayan:Tayfun Koç, Mart 2017, TCPS Kitaplığı, 57-63

Ben konuşmamı mümkün oldukça kısa tutmaya çalışacağım. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği olarak çalışmalarımızın bir yanını bize gelen hak ihlalleri başvurularına karşı insan hakkı başvuruları (biz öyle nitelendiriyoruz) yapmak oluşturuyor. Çeşitli devlet kurumlarına başvuralar yapıyoruz, hak temelli bir duruş sergileyip bu alanda mücadele vermeye çalışıyoruz. Çalışmalarımızın diğer ayağını bu alanın bilgisini ortaya çıkarmak oluşturuyor. Girişte masanın üstünde kitaplarımızı gördünüz son bir yıl içerisinde bu alana dair 11 ayrı kitap yayınladık. Ayrıca akademi.tcps.org.tr ve almanak. tcps.org.tr adlarını taşıyan iki site hazırlıyoruz. Akademinin hapishanelere olan ilgisinin giderek artmasını, hapishaneleri akademik çalışma alanı haline getirmeyi özellikle önemsiyoruz. Bunun bizim açımızdan öznel bir nedeni de var; derneğimizde çalışan, emek veren arkadaşlarımızın çoğu benim gibi doktora, yüksek lisans öğrencisi ya da bitirmiş arkadaşlar. Yani aynı zamanda bu alana ilişkin üretimleri veya iddiaları olan arkadaşlar... Bu nedenle 2015 Ocak ayında derneğimiz bünyesinde Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi’ni kurduk.

Bugüne kadar Türkiye de hapishanelere ilişkin, akademik alanda ne yapıldı diye baktığımızda yapılanları iki başlık altında toparlayabilmek mümkün. Bunlardan ilki (Belki Eylem Hoca da kendi sunumunda değinecektir) akademinin, üniversitelerin çeşitli protokoller kapsamında hapishanelerde yürüttüğü faaliyetler. Bu kapsamda bazı üniversiteler hapishanelerde çeşitli sosyal faaliyetler, “hukuk klinikleri” gibi çalışmalar düzenleyebiliyor. İkinci olarak ise ana gövdelerinden birini tezlerin oluşturduğu akademik üretimler var.

YÖK’ün tez sitesinden “hapishane”, “cezaevi” ve “ceza infaz kurumu” kelimeleriyle tarama yapılarak hazırlanmış bu tabloda da görüleceği gibi (2016’da tüm tezler henüz girilmediği için rakam düşük görülüyor olabilir) son yıllarda giderek sayısı artan tezler söz konusu. Bu tezlerin içeriği ve niteliği ayrıca tartışılmalı ama akademik anlamda özellikle son 10 yıldır hapishanelere ilişkin tez yazımının giderek artığını söylemek mümkün. 2015’te en yüksek rakama çıkmış ve 40'a ulaşmış bu sayı...

Bu çalışmalar şu açıdan önemli: (Aslında Zafer Kıraç da kendi sunumunda söylemişti, hatta derneğimizin son projelerinden birisi de “Hapishaneler, Sivil Toplum ve Üniversitelerin Rolü” adını taşımaktadır) Hapishanelerin şeffaflaşması insan hakları ile mümkün olabildiğince uyumlu hale gelmesi, aslında buralarda yürütülen faaliyetlerle mümkün. Yaptığımız çalışmalarda mahpusların şunu dile getirdiğini çok defa gördük: “Siz buraya geldiğinizde buradaki personelin, hapishane idaresinin bize yönelik tavrı değişiyor ve bu değişim belki bir hafta devam ediyor. Bu nedenle buralara mümkün olduğunca çok gelin, bizi mümkün olduğunca çok ziyaret edin.”

Aslında akademik anlamda bir çalışma yürütüyorsan bu çalışmanın bir ayağını hapishanede yürüttüğün faaliyetlerin oluşturuyor. Eğer izin alabiliyorsan hapishanelere girip mahpuslarla ilgili çalışma yürütebiliyorsan bu sadece o alanın bilgisini ortaya çıkarmakla sınırlı bir üretim değil, aynı zamanda dokunduğun alanı kısmen değiştirebiliyorsun. Bu nedenle buralarda çalışma yapmayı önemsiyoruz. Bu çalışmaların artması ve görünür hale gelmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu noktada da şöyle sıkıntılarla karşılaşıyoruz: Ne yazık ki (bunu da belki Güneş anlatacaktır) özellikle son birkaç yıldır hapishanelerde çalışma yapmak istiyorsanız Adalet Bakanlığı tarafından önünüze bir sözleşme konuluyor ve o sözleşmede yaptığınız o çalışmayı yayınlayamayacağınız, sadece Adalet Bakanlığı’na sunacağınız, bundan akademik bir makale dahi çıkaramayacağınıza dair çeşitli şartlar var. Yani hapishaneler, çalışmanın giderek zorlaştığı alanlar haline geliyor. Ama ne yapıyoruz, tez yazarken derneğe gelen kişileri, tahliye olmuş kişilerle görüşmeye, mektupları kullanmaya, mahpusların ailelerine ulaşıp aileleri üzerinde bilgi edinmeye yönlendirmeye çalışıyoruz. Sonuçta bu tür engellemelerin etrafından dolaşabilme imkânı var ve bu faaliyetlerin sürmesi, artması lazım.

Tezlerin dağılımına baktığımızda oldukça büyük bir kısmının yüksek lisans tezi olduğunu görüyoruz. 308 tezin neredeyse % 75›inden fazlası bu tezlerden oluşuyor, 242 yüksek lisans tezi var. Ayrıca 1983 ve 2016 yılları arasında 51 doktora, 12 tıpta uzmanlık ve 3 de sanatta yeterlilik tezi yazılmış.

Bu tezlerin akademide hangi alanda, hangi anabilim dalında yazıldığına bakıldığında ise oldukça büyük bir kısmının psikoloji, sosyoloji, hukuk ve adli tıp alanlarında yazıldığını görüyoruz. Psikoloji ve sosyoloji konusunda yazılan tezlerin artması, aslında son 5 senenin meselesi. Onun öncesine baktığımızda ağırlıklı olarak hukuk üzerine yazılmış çeşitli yasaları, yasa maddelerini, infaz hukukunu irdeleyen birtakım tezler söz konusu. Şimdi bu yavaş yavaş kırılıyor ve daha eleştirel içerikte tezlerin yazılması durumuyla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun artması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu veriler, hapishaneler alanında yazılmış olan tezler üzerinden akademinin halini ahvalini giriş niteliğinde de olsa ortaya koymayı amaçlıyordu. “Hapishane alanında bir tez yazarken nelerle karşılaşıyorsunuz, zorlukları neler, nelere dikkat etmek lazım?” benzeri soru ve konulara girmiyorum çünkü bunlar diğer konuşmacıların konusu. Ancak bir kaç konuya daha değinmek istiyorum.

Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi olarak yaptığımız çalışmalardan söz etmiştim. Kurmaya çalıştığımız farklı siteler var. Bunlardan birisi almanak.tcps.org.tr adını taşıyor. Özellikle araştırmacıların hizmetine sunduğumuz bu sitede gün gün Türkiye hapishanelerinde ne yaşandığını kısa anlatımlar halinde bulabilirsiniz. Aynı zamanda anahtar kelimelerle arama yapabilmeniz de mümkün. Ayrıca Almanak’ı kitap olarak da bastırdık, derneğimizden ulaşabilirsiniz. İkinci sitemiz ise akademi.tcps.org.tr adını taşıyor. Yapım aşamasındaki bu sitede bu alanda yazan, üreten insanların ürünlerini bir araya toparlamayı amaçladık. Buraya ürünlerini yüklemek isteyenler kendi profillerini oluşturabilecekler ve diğer tez yazanlarla yazışabilecekler. Bu site de önümüzdeki günlerde hizmete girecek.

Site çalışmalarımızın yanı sıra dernek merkezimizde kurduğumuz Hapishane Çalışmaları Kütüphanesi’nden de söz etmemek olmaz. Hukuk alanındaki kitaplardan araştırma kitaplarına, romanlardan şiir kitaplarına ve derneklerin yayınlarından tezlerin çıktılarına yüzlerce ürün bu kütüphanede araştırmacıların hizmetine sunulmuş durumda. Kütüphanenin kendi sitesi de hazırlanıyor. Bu sitede, kütüphanede bulunan yayınlarımızın listesine ve pdf olarak toparlayabildiğimiz yüzlerce kaynağa erişebilmek mümkün olacak.

Akademinin hapishanelere olan ilgisinin artmasını gerektiğini, bu ilgi ve çalışmaların hapishanelerin insan haklarıyla daha uyumlu hale gelmesi için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle gerek tez gerekse de çeşitli araştırma yazıları yazarak, bu alana ilişkin kafa yorup yazdıklarınızı görünür kılarak sadece akademik faaliyet yürütmekle kalmıyor eğer biraz daha çaba gösterirseniz insanların hayatlarına dokunabiliyorsunuz. Akademi, hayattan kopuk, sadece masa başı faaliyetlerinden ibaret bir alan değildir ve olmamalıdır.

No Comments Yet.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.