Türkiye’de Ağırlaştırılmış Müebbet Hükümlüsü Mahpus Olmak
- Categories Editörlük
- Yazar İdil Aydınoğlu
- Yayın Tarihi Şubat 2016
- Link cisst.org.tr
Eser Adı: Türkiye’de Ağırlaştırılmış Müebbet Hükümlüsü Mahpus Olmak
Yazar: İdil Aydınoğlu
Yayınevi: TCPS Kitaplığı
Editörler: Ayşegül Algan, Mustafa Eren
Kapak Tasarımı: Tayfun Koç
Basım Tarihi: Şubat 2016
Sayfa Sayısı: 129
ISBN No: 978-605-83651-0-0
Bu çalışma Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin ne olduğunu, nasıl bir yaşam inşa ettiğini ve yaşanan sorunları göstermeyi amaçlamaktadır. Bunu yaparken, ağırlaştırılmış müebbetler ile yapılan yazışmalar esas alındı. Bunların yanı sıra kanun maddeleri, AİHM kararları ve insan hakları metinleri de kullanıldı (…)
Kitap içinde okuyacağınız bilgiler ve mektup alıntıları yaşanan sorunlara ilişkindir ve bu olağanüstü infaz rejimi koşullarının “ağırlığı” nedeniyle, en basit tabiriyle üzücü hikâyeler ve ifadeler içermektedir. Hapis cezasının kendisi başlı başına bir insan hakkı ihlalidir, ağırlaştırılmış müebbet cezası ise bu insan hakkı ihlalini katlayarak arttırmaktadır. Amacımız okuyucunun ağırlaştırılmış müebbetlere üzülmesi ya da tersi bir şekilde kötü duygular besle-mesi değil ağırlaştırılmış müebbetler için belirlenen yaşamın içe-riğini göstermek ve hak temelli bir tartışmanın gerekliliğine vurgu yapmaktır. Tüm mahpuslar gibi ağırlaştırılmış müebbetler de acı-mayı ya da nefret etmeyi değil; insan olmaktan kaynaklı yaşamsal haklarının teslimini hak ediyorlar.
Mektuplarımızda yazıştığımız kişilerden bize yaşamlarını anlatmalarını istedik. Bir günlerini nasıl geçirdiklerini, bulundukları mekanı nasıl kullandıklarını, ağırlaştırılmış müebbet olmanın nasıl bir şey olduğunu yazdılar. Çünkü oradaki yaşamı, yaşamadan, dışarıdan anlatabilmek mümkün değil.
Bu çalışma, dünyada özgün bir yere sahip olan ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimi konusunda verilen emeklere bir katkı sunmayı ve bu infaz rejimini birkaç açıdan değerlendirecek bir kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır.
20 yıldır hapishanedeyim ve 12 yıldır da tek başıma tutuluyorum. 12 yıldır bir insanla sohbet etmek, çay içmek, gülmek, şakalaşmak olanağım hiç olmadı. Artık kendimi uzayın bir noktasında, tek başıma hissediyorum. Yansıtılamayan, yaşanamayan, paylaşılamayan duygularımla; bastırdığım, yok saymak zorunda kaldığım özlemlerimle; anılarımda kalıp can çekişen sevdiklerimle birlikte zaman ve uzamı anlamlandırmaya çalışıyorum. Zor olmuyor mu? Of hem de nasıl! Yetmezlikler, olanaksızlıklar, kısırlıklar, tek düzelik, anlamsızlık, hiçleştirme saldırılarından oluşan bir okyanus ortasındayım sanki. İçimin çelik zincirlerinin her birini kırıncaya dek tüm enerjimi, tüm tinsel birikimimi kullanmam, tüketmem gerekiyor. Ha bire ses duyurma, buradayım ve varım demeye çaba harcıyorum. Yetmiyor. F’nin uzun, dolambaçlı, karamsar labirentlerinde bir çıkış bulamıyor haykırışım. Anlamsızlık deryasında anlam avcısı olarak sürekli uğraştayım sizin anlayacağınız.(S. Kırıklar/Buca F Tipi Hapishanesi – 98’den beri hapishanede 2005’ten beri hücrede – tahliye umudu yok)






