Bu yazı, Birikim dergisinin Ağustos 2026 tarihli 448. sayısında (s. 17-36) yayımlanan makalemin ön yazısıdır. Makalenin tam metnine Academia’dan PDF olarak ulaşabilirsiniz. İngilizce çevirisi bu sitede Rethinking Regime Transformation in Turkey başlığıyla yer alıyor.
Ana muhalefet partisinin yönetimine yönelik yargı müdahaleleri, parti içi dengeleri etkileyen kararlar ve olası cumhurbaşkanı adaylarını çeşitli soruşturma ve davalarla siyaset sahnesinden uzaklaştırma girişimleri, Türkiye’de uzun süredir süren bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Makale bu gelişmeleri güncel siyasi mücadelelerin bir parçası olarak değil, son çeyrek yüzyılda adım adım ilerleyen daha geniş bir rejim dönüşümünün son halkaları olarak okuyor. “Otoriterleşme”, “demokratik gerileme”, “tek adam rejimi” veya “rekabetçi otoriterlik” gibi kavramlar bu dönüşümün bazı yönlerini betimlese de rejimin nasıl işlediğini açıklamakta yetersiz kalıyor. Üstelik çoğu, liberal demokrasiden bir sapmayı referans noktası alıyor.
Makalede, Mahir Çayan’ın “yeni sömürgecilik” ve “gizli faşizm” çözümlemesi AKP dönemi üzerinden yeniden ele alınıyor. Amaç, Çayan’ın tezlerini günümüze mekanik biçimde uygulamak değil, bu çerçevenin hangi yönlerinin açıklayıcılığını koruduğunu, hangi yönlerinin güncellenmesi gerektiğini tartışmak. Makalenin önerdiği çerçeveye göre son çeyrek yüzyılda üç süreç birbirini güçlendirerek birlikte işledi: devletin partileşmesi, partinin kişiselleşmesi ve çıkar ağlarının giderek karşılıklı rehinlik ağlarına dönüşmesi. Ekonomi-dışı zor ve iktidar bloğunun sermaye tabanı, yargının araçsallaşması, siyasal alanın yeniden düzenlenmesi, cezalandırma aygıtının genişlemesi, medya ve ideolojik aygıtlar ile devlet zorunun hibritleşmesi bu üç sürecin farklı alanlardaki görünümleri olarak inceleniyor.
Metnin yapay zekâ kullanımına ilişkin notu ile terminoloji karşılıkları PDF’te ve İngilizce çeviride yer alıyor.
